Home Köşe Yazarları Gerçek Zenginlik

Gerçek Zenginlik

0

Çocukluğumuzdan beri bize zenginliğin ne olduğu anlatılır. Kimimizin hayallerini büyük evler süsler, kimimiz en pahalı arabalara sahip olmayı düşleriz. Daha çok kazanmak, daha iyi yaşamak, daha fazlasına sahip olmak… Sanki mutluluğun anahtarı hep bir sonraki hedefte, bir sonraki başarıda, biraz daha fazla parada saklıymış gibi yaşarız.

Oysa hayatın insana öğrettiği bazı gerçekler vardır ki ne okul kitaplarında yazar ne de birileri onları uzun uzun anlatır. Bunları ancak yaşayarak öğrenirsiniz. Kimi zaman bir hastane koridorunda, kimi zaman sevdiğiniz birini kaybettiğinizde, kimi zaman da kalabalıkların içinde yapayalnız hissettiğiniz bir gecede…

İşte o an anlarsınız: Gerçek zenginlik, sahip olduklarınızın sayısıyla değil, hayatınıza anlam katanların varlığıyla ölçülür.

Çevreme baktığımda çok zengin insanlar görüyorum. Banka hesapları kabarık, evleri gösterişli, hayatları dışarıdan bakıldığında kusursuz görünüyor. Ama gözlerindeki yorgunluğu, kalplerindeki yalnızlığı da görüyorum. Her şeye sahip olup huzura sahip olmayan insanların sessiz çığlıklarını duyuyorum.

Bir de başka insanlar var… Belki büyük servetleri yok. Belki hayat onlara her istediğini vermemiş. Ama yüzlerinde içten bir gülümseme var. Akşam eve döndüklerinde onları bekleyen sevdikleri var. Bir çay eşliğinde edilen sohbetleri, samimi dostlukları, paylaşmanın mutluluğunu yaşıyorlar. İşte ben gerçek zenginliğin tam da burada başladığına inanıyorum.

Çünkü insanın en büyük serveti; sağlığıdır. Her sabah yeni bir güne uyanabilmek, yürüyebilmek, nefes alabilmek, sevdiklerinin sesini duyabilmek paha biçilemez bir nimettir. Ne yazık ki çoğumuz bunu ancak kaybetme korkusuyla karşı karşıya kaldığımızda fark ediyoruz.

Bir başka servet de sevgidir. Karşılık beklemeden sevebilmek… Sevildiğini hissedebilmek… Günün sonunda omzunuza başınızı yaslayabileceğiniz bir insanın varlığı, dünyanın bütün hazinelerinden daha değerlidir. Çünkü sevgi, insanın ruhunu besleyen, yaralarını iyileştiren ve en karanlık günlerinde bile ona güç veren görünmez bir hazinedir.

Dostluk da öyledir. Herkesin iyi gün dostu olduğu bu çağda, kötü gününüzde yanınızda kalan birkaç insan varsa, gerçekten zenginsiniz demektir. Çünkü hayat, insanın çevresindeki kalabalığın değil; zor zamanlarda yanında duranların sayısıyla anlam kazanır.

Bir de huzur vardır… Belki de en kıymetlisi odur. Gece başınızı yastığa koyduğunuzda vicdanınızın rahat olması, kimseye kötülük etmeden yaşayabilmek, sahip olduklarınız için şükredebilmek… İşte bu, satın alınamayan bir zenginliktir.

Bugün dünya bize sürekli daha fazlasını vaat ediyor. Daha çok çalışmamızı, daha çok kazanmamızı, daha çok tüketmemizi istiyor. Ancak çoğu zaman bize şunu unutturuyor: İnsan, sahip olduğu şeylerin efendisi olmalı; onların esiri değil.

Çünkü ömür dediğimiz şey, biriktirdiğimiz eşyalar kadar uzun değil. Gün geliyor gençlik gidiyor, yıllar geçiyor, yüzümüzde çizgiler çoğalıyor. Geriye ise ne arabalar kalıyor ne de pahalı eşyalar… Geriye yalnızca yaşanmışlıklar kalıyor.

Birlikte gülünen sofralar… Sıcacık bir aile sarılması… Bir dostun “Ben buradayım” diyen sesi… Çocuğunuzun elinizi sıkıca tutuşu… Annenizin duası… Babanızın öğüdü…

İşte bütün bunlar, insanın gerçek servetidir.

Belki de bu yüzden hayatın sonunda hiç kimse daha çok çalışmadığı için pişman olmaz. Ama sevdiği insanlara yeterince zaman ayırmadığı için, affetmekte geciktiği için, ertelediği mutluluklar için pişmanlık duyar.

Gerçek zenginlik; yaşarken fark edebilmektir.

Bir fincan kahvenin tadını çıkarabilmek… Yağan yağmuru izlerken huzur duyabilmek… Küçük mutluluklara teşekkür edebilmek… Ve tüm zorluklara rağmen kalbinizde sevgiyi koruyabilmek…

Çünkü en zengin insan, en çok paraya sahip olan değildir.

En zengin insan; sağlığının, sevdiklerinin, dostluklarının ve huzurunun kıymetini bilen, hayatın asıl hazinesini yüreğinde taşıyan insandır.

Ve inanıyorum ki, insanın ardında bırakacağı en büyük miras da malı mülkü değil; sevgisi, iyiliği ve güzel hatıraları olacaktır.

Gerçek zenginlik işte budur… Sessizdir. Gösterişsizdir. Ama hayat boyunca insanın yüreğini en çok besleyen şeydir.

Authors

Exit mobile version