Doğayla kadının içsel dönüşümünün izlerini bir araya getiren Tellerle Dokunan Düşler, sanatçı Zeynep Koçan’ın tel malzeme ile inşa ettiği organik heykel formları üzerinden şiirsel ve duyusal bir deneyim sunuyor. Sergi, 25 Temmuz akşamı saat 18:00’de Onno Mare’de izleyiciyle buluşuyor.
Sanatçı Zeynep Koçan, görsel iletişim tasarımı alanındaki eğitimini takiben katıldığı ulusal ve uluslararası tasarım yarışmaları ve Berlin Humboldt Üniversitesi iş birliğinde geliştirdiği projelerle heykel disiplinine yöneldi. Bu sergide, doğanın döngüsel yapısından ve kadın bedeninin ritmik iç dünyasından ilhamla geliştirdiği heykelleriyle, toprağın, rüzgârın ve suyun izlerini tel aracılığıyla somutlaştırıyor.
“Telin hafızasıyla kadının hafızası arasında kurulan zarif bir diyalog”
Koçan’ın işlerindeki formlar hem kırılgan hem dirençli hem sessiz hem de derinden konuşan bir dile sahip. Telin bükülen, esneyen ve şekil alan yapısı, kadın bedeninin zamanla, doğayla ve kendiyle kurduğu ilişkiyi metaforik bir alana taşıyor. Sanatçının her formu, birer içsel titreşim gibi; dokunmaya, hissetmeye ve hatırlamaya çağırıyor. Serginin küratörlüğünü üstlenen Dr. Feride Çelik, Tellerle Dokunan Düşler’i şöyle yorumluyor: “Bu sergi, yalnızca bir malzeme ustalığı değil, aynı zamanda telin hafızasıyla kadının hafızası arasında kurulan zarif bir diyalog. Doğayla bütünleşmiş bir bedenin, sessizliğinden doğan güçlü varoluşunu görüyoruz.”
Tellerle Dokunan Düşler, çağdaş heykelin yeni biçim arayışlarına da işaret ederken, izleyiciyi malzemenin ötesine geçmeye, düşsel olanla temas kurmaya davet ediyor.
Sergi Açılışı:
📍 Onno Mare / Bodrum
📅 25 Temmuz 2025
🕕 18:00
Beş Duyunun Peşinde: Bağımsız Sanatçılar İçin Yeni Bir Alan, Yeni Bir Dönüşüm: Sanat dünyasında kökleşmiş yapılar kadar, onları esneten ve dönüştüren bağımsız oluşumlara ihtiyaç duyduğumuz bir çağdayız. Galerilerin dışında, sanatçılara yaratım özgürlüğü, disiplinlerarası işbirliği ve çok duyulu deneyim alanı sunan yeni bir oluşum doğdu: Zeynep Koçan, Dr. Feride Çelik ve Birkan Bilgin’in ortaklığında kurulan bu sanat girişimi, çağdaş sanatçıları yalnızca görünür kılmakla kalmıyor; aynı zamanda gastronomiden müziğe, performanstan söyleşilere uzanan bir alan açıyor. Bu yapı, izleyiciyle sanatçı arasında yalnızca bir eserle değil; tat, ses, koku, ritim ve düşünceyle bağ kurmayı hedefliyor. Bu vizyonun ilk adımı, Bodrum Ortakent’teki Onno Mare’de atılıyor. Sanatçı Zeynep Koçan’ın heykel sergisi, doğa ilkadının içsel dönüşümünü yan yana getiriyor. Koçan’ın organik formları, toprağın, rüzgârın ve suyun izlerini bedenle buluştururken; kadın bedeninin döngüsel doğasına da sessiz ama güçlü bir övgü sunuyor. Heykeller, yalnızca bakılacak nesneler değil; zamanla, çevreyle ve izleyiciyle etkileşime giren canlı varlıklar gibi konumlanıyor. Sergi yalnızca görsel bir deneyimle sınırlı kalmıyor. Etkinlik kapsamında gerçekleşecek atölye ve sanatçıyla söyleşi, izleyiciyi üretimin kalbine davet ediyor. Her bir etkinlik, beş duyuyu harekete geçiren bir sanat alanı yaratma hedefinin bir uzantısı. Projenin küratöryel bakışını üstlenen Dr. Feride Çelik, izleyicinin sanatla kurduğu ilişkide duyusal ve düşünsel katmanların iç içe geçmesine özel bir önem veriyor. Aynı zamanda sanat danışmanlığı perspektifiyle, sanatçının özgün dilinin daha geniş bir izleyiciyle buluşması sağlanıyor. Birkan Bilgin ise disiplinler arası ortaklıkların ve mekânla kurulan özgün ilişkilerin mimarisini şekillendiriyor. Bu yeni sanat oluşumu, sergiyi bir sonuç değil, bir başlangıç olarak görüyor. Her proje; yeni ortaklıklar, yeni mecralar ve yeni duyulara kapı aralayacak. Bağımsız sanatçılara adanmış bu yapı, yalnızca eserlerin değil, düşüncelerin, hislerin ve deneyimlerin dolaşımını hedefliyor. Bodrum’un doğasında başlayan bu dönüşüm davetine katılmak, yalnızca bir sergiyi gezmek değil; sanatla birlikte düşünmek, hissetmek ve dönüşmek demek.
