ANTAKYA GASTRONOMİSİ 2. BÖLÜM:
Hatay Dayanışma Derneği Başkanı- Fahir ABACI
Hatay Gastronomisini analiz etmek için sırayla doğru adımlarla ilerlememiz şart. O zaman Gastronomi ve Gastronomi Turizmi nedir? Bu tanımlara değinerek yazımızın amacına doğru yol alalım.

GASTRONOMİ: yemekten anlama, yemek bilimi, iyi yemek sanatı diyebiliriz.
Gastronominin sadece yemek yapmak ya da yemek yeme olarak anlaşılmaması gerekir. “Gastronomiyi bir kültür, bir sanat olarak ele almamız gerekiyor. Gastronomi bir bilim dalı. Birçok bilimle de ilişki içerisinde. Yemek çok önemli bir fizyolojik ihtiyaç. Bunu karşılamamız gerekiyor. Biz artık yemeği günümüzde fizyolojik ihtiyaç olarak görmüyoruz. Yemek artık bizim için sosyalleşmenin, kültürel anlamında diğer mutfak kültürlerini, dünya kültürlerini tanıma yolu olarak karşımıza çıkıyor. Gezdiğimiz ülkelerin yemek kültürlerini öğrenmemizde o ülkelerin gastronomilerinden çok şey öğreniyoruz.

GASTRONOMİ TURİZMİ: Bireylerin bir bölgenin veya ülkenin mutfak kültürünü, yerel yemeklerini, içeceklerini, yemek tariflerini ve üretim yöntemlerini keşfetmek için yemeğin yapıldığı bölgeye seyahat etmelerini ifade eden bir turizm türüdür.
GASTRONOMİ ALTERNATİF BİR TURİZM DALI MIDIR?
Dünyada 1.250 milyon civarında turist olduğunu, bunların da gezilecek ülke şehir bölge seçerken gidecekleri yerdeki yemeklere dikkat ettiklerini artık biliyoruz.
Yani Gastronomi alternatif bir turizm dalı olarak da karşımıza çıkıyor. Özellikle bir şehirde deniz yoksa, o şehirde farklı bir turizm çeşitliliği yoksa, bu sağlık turizmi, termal turizmi olabilir. O şehrin kültür turizmi olabilir. Mutlaka o şehirde yöresel yemek, yöresel ürünler vardır. O yöreyi tanıtabilmek için de bu yöresel ürünlerin ön plana çıkarılması gerekir. Şu anda istatistiksel olarak baktığımızda dünyada bu turistlerin yüzde 80’ninden fazlası gezilecek yer tercihinde yemeğin çok etkili olduğunu ifade ediyor. Yani tatil yapmak için bölge seçerken gidecekleri yerdeki yiyecekleri yemekler bu turistler için çok önemli. Tatil seçiminde gerçekten gastronomi turizmi büyük bir etki sağlıyor. (50 yıldan beri Avrupalıların ÜLKEMİZİ tercihlerindeki ana neden önce mutfağımız olduğunu biliyoruz) Yapılan bir diğer araştırmanın istatistiklerine göre de, “gastronomi turistleri ortalama 945 doların 259 dolarını yeme içmeye harcıyor. Normal turistlerin yiyecek içecek harcamalarının da yüksek olduğunu görüyoruz. Normal turistler de 837 doların 171 dolarını yeme içmeye harcıyor.” Yabancıların ülkemizde gastronomiye çok para harcamasını istiyorsak kaliteden ödün vermemeliyiz. Çünkü Ülkemiz insanı yurtdışına çıkınca bize gelen turistin gastronomiye harcadığı paranın iki katını yurtdışında harcıyor.

Ülkemize gelen turistlere mutlaka yöresel ürünlerimizi tanıtmak ve bu ürünlerin dünyaya tanıtılmasını sağlamak zorundayız. Yemek turizminde gastronomi turizminde faaliyetlerin yüzde 80’nine yakını etkinliklere yönelik. Gastro turistler yemek etkinliklerinin oldukça önemli olduğunu ve bunlara katılmanın onlara avantaj sağladığını düşünüyorlar.
GASTRONOMİ HARİTAMIZ YOKSA MUTFAĞIMIZI TANITMADA ZORLANIRIZ:
Yetkililer Gastronomi haritası işini ciddiye almalı, ülkemiz bir gastronomi cennetidir. Yani Türkiye mutlaka bir gastronomi haritasına sahip olmalıdır.

Bu harita çıkarılırsa, hangi ilde, hangi yöresel ürünler var tespit edilir, rotalar oluşturulursa daha iyi olur. Biz bunu araştırırken yüzeysel kalıyor. HATAY yemekleri deyince akla gelenleri soruluyor. Bölgenin yaşlılarıyla ise iletişime geçilmiyor. Köylerde yaşayan deneyimli kişilerle iletişime geçilmiyor. Onların en sık tükettikleri yemekler konusunda fikir sahibi olunamıyor. Bu konuda sadece yemeklerin ismini öğrenmek değil, onların reçetesine de ulaşılması gerekiyor. Bizlerin bunları evimizde yapmamız, çocuklarımıza öğretip gelecek nesillere aktarmamız gerekiyor. Bunlar bizim kültürel mirasımız. Bunları geleceğe aktaramazsak unutulacağını ve gastronomi turizmine katkı sağlamayacağını söyleyebilirim. Türkiye’de son zamanlarda gastronomi turları yapılmaya başlandı. Gastronomi kentleri olan bölgelere birçok tur var ama sınırlı bir bölgede yapılıyor. Bunun sayıca artırılması gerekiyor. Yeme içme festivalleri sık gündeme gelmeli. Ne kadar çok ÖZENLİ festival yaparsak ilimize ilçelerimize o kadar daha maddi katkı sağlanmış olur.
GASTRONOMİ TURİZMİ VE TEMİZLİK :
Hatay mutfağını cazip hale getiren yöresel taze ürünlerimizin çeşitliliği ile birlikte mutfaklarımızda pişirilen yemekler mi? Yada yemek reçetelerimizde ki sır ile el becerilerini doğru uygulayan ustalar mı ? Şunu unutmayalım, eğer yemek işi içinde olanlar hijyen şartlara uymuyorlarsa, mekan içi ve mekan civarı temiz değilse o çok övündüğümüz lezzetli yemeklerimiz bir anlam taşımaz.

Temizlikten kastım bulunduğunuz alanı temiz tutmanın çok ötesinde. Aşağıda sıralayacağım maddeler belediyeleri, üreticiyi ve lokanta sahipleri ile çalışanlarını çok yakından ilgilendirmektedir.
Şehrimize gelen konuklar turistler ‘lokantalarımızda’ cadde ve sokakların temizliğinden sonra şuna dikkat eder:
*Şeffaf mutfak,
*Aşçıların ellerinde eldiven, başlarında bone var mı?
*Sıcak ve arasıcaklar sıcak olarak servis ediliyor mu?,
*Mezeler taze mi?
*Personel, karşılamada ve serviste eğitimli mi?
*Personelin temiz özel kıyafeti var mı?
*Tuvaletler sürekli temiz mi?
*Tuvalet Lavabolarında sıcak soğuk su akıyor mu?

Gastronomide dünya standartlarına uyduğumuz zaman hepimiz kazanmaya başlayacağız. Mevcut zengin bir tarihe ait olan bölgemiz (ve ülkemiz) bu tarihi ile bir cazibe merkezine dönüştürmek için bu medeniyetlerin bize miras bıraktığı lezzetlerle bezenmiş mutfağımızı doğru reçete ve temiz bir şekilde sunmamız şart. Mutfağımız kadim tarihimizden bize kalan tek mirastır onu koruyalım ve doğru pazarlayalım. Bunu başardığımız zaman şehrimize yerli ve yabancı turistler hem tarihimize olan merakları, hem de kadim tarihi ile gelen bu farklı medeniyetlerden oluşan mutfağımızı tadımlamak için akın akın geleceklerdir.
Sağlıkla kalın.
(Yazı serimizin 3.sü ‘Hatay Üreticisinin ve Esnafının Geleceği Niçin Gastronomi Turizmindedir’)
Fahir Abacı (fahirabaci@gmail.com)
