Perşembe, Haziran 25, 2026

Lezzetin İzinde, Dostluğun Sofrasında: Sapanca’da Unutulmaz Bir Yolculuk

Gastronomi Turizmi Derneği olarak, Sapanca’ya uzanan lezzet, bilgi ve dostluk dolu unutulmaz bir yolculuk gerçekleştirdik.

Bu özel turun mimarı olan Sayın Başkanımız Gürkan Boztepe’ye teşekkür ederek başlamak istiyorum. Gastronomi turizmine kattığı vizyon, bizleri bir araya getiren enerjisi ve her ayrıntısı özenle düşünülmüş bu güzel organizasyonu için kendisine şükranlarımı sunuyorum. Aynı zamanda Anadolu ve Türk mutfağının duayen isimlerinden Şef Hüseyin Şipal’e de, bizleri lezzetin izinde böylesine özel bir yolculuğa çıkardığı için gönülden teşekkür ederim.

İlk durağımız Mühür Serdivan’dı. Ancak burası yalnızca bir restoran değil, Anadolu’nun dört bir yanından gelen hikâyelerin aynı sofrada buluştuğu sıcak bir duraktı. “Küçük Bir Anadolu Hikâyesi” temasıyla başlayan bu deneyimde, kuru patlıcan dolmasıyla Güneydoğu’nun misafirperverliğine uzandık. Lor dolması bizi Erzurum’un kadim mutfak kültürüyle buluştururken, soğan dolması ve Ali Nazik ile Osmanlı mutfağının zarafetini hissettik. Pastırmalı humusla Hatay’ın zengin gastronomi mirasına dokunduk, pide ve kuru fasulyeyle Karadeniz’in samimi sofralarında kendimizi evimizde hissettik. Her tabağın ardında bir hikâye, her lokmada bir kültür vardı. Bu unutulmaz deneyimi bizlere anlatan değerli Şef Yusuf’a teşekkür ederim.

Sonrasında Sapanca’nın büyüleyici doğasının kollarını açtığı NG Sapanca Enjoy’a geçtik. Şehrin gürültüsünden uzak, doğanın dinginliği içinde nefes aldık. Burada değerli hocamız Dr. Ender Saraç’ın “Türk Mutfağı ve Longevity” konulu sunumunu dinleme fırsatı bulduk. Bir buçuk saat boyunca yalnızca sağlıklı beslenmeyi değil, atalarımızdan miras kalan Türk mutfağının aslında ne kadar güçlü bir yaşam felsefesi taşıdığını da yeniden keşfettik. Aldığımız her not, bizler için kıymetli birer hatıraya dönüştü.

Günün finalini ise Sapanca Gölü’nün eşsiz manzarası eşliğinde Dedeman Village Sapanca’da gerçekleştirdik. Dr. Ender Saraç ve Şef Hüseyin Şipal’in ortak yorumuyla hazırlanan, sağlık ve lezzeti aynı sofrada buluşturan özel bir menü ile ağırlandık.

Açılışta fava, enginar ve deniz börülcesinin hafif ve zarif lezzetleri bizi karşıladı. Ardından tarhana cipsi eşliğinde sunulan soğuk çorba, geleneksel mutfağın modern yorumuna güzel bir örnek oldu. Sonrasında gelen ıslama köfte, geçmişten bugüne uzanan lezzet hafızamıza dokundu. Ve final… Belki de gecenin en unutulmaz anıydı. Duttan yapılan, hem zarif hem de şaşırtıcı derecede etkileyici o tatlı, damağımızda olduğu kadar hafızamızda da özel bir yer edindi.

Ancak bu geziyi unutulmaz kılan sadece tattığımız lezzetler değildi. Aynı masada paylaşılan sohbetler, kahkahalar, yeni bilgiler, doğanın huzuru ve dostluğun sıcaklığıydı. Çünkü gastronomi, yalnızca bir tabağın içindekilerden ibaret değildir. Gastronomi; bir coğrafyanın hafızasıdır, insanların birbirine dokunma biçimidir, kültürün nesilden nesile aktarılan en güzel hikâyelerinden biridir.

Sapanca’dan ayrılırken yanımızda sadece güzel fotoğraflar ya da unutulmaz tatlar götürmedik. Biraz daha zenginleşmiş ruhlarımızı, çoğalan dostluklarımızı ve kalbimize işleyen anıları da yanımızda götürdük.

Bazı yolculuklar bittiği gün değil, insanın kalbinde yaşamaya devam ettiği sürece anlam kazanır. İşte Sapanca da bizim için böyle bir yolculuktu… Lezzetiyle damağımızda, doğasıyla gözlerimizde, dostluklarıyla ise sonsuza dek kalbimizde kalacak. 🌺✨

Authors