Perşembe, Nisan 16, 2026

Kimin Masasında Oturuyorsun?

Bazı anlarda hayat, bir masa etrafında kuruluyor.

Bir akşam yemeğinde, bir davet salonunda, bir iş toplantısında, bazen sadece sakin bir kahve masasında…

Aynı sandalyede oturuyoruz ama aynı şeyi hissetmiyoruz. Çünkü masayı belirleyen aslında insanlar değil, enerjidir.

 

Her masanın bir atmosferi vardır.

Bazen hiçbir kelime edilmese bile anlaşılır:

Bu masa bana iyi geliyor mu, yoksa beni tüketiyor mu?

 

Bazı masalar çok gürültülüdür.

Sürekli konuşulur, anlatılır, gösterilir. Ses yüksektir, iddia çoktur; fakat kelimeler içi boş bir çınlama gibidir.

İnsan oradan kalktığında yorgun uyanır hayata.

 

Bazı masalar gösterişlidir.

Tabaklar parıldar, cümleler ışıltılıdır, herkes birbirini etkilemeye çalışır.

Ama gerçeklik, içtenlik ve ruh bir türlü sofraya oturmaz.

 

Ve sonra bazı masalar vardır ki sakinlik hakimdir.

Söz azdır, mimikler dingindir.

Orada gösterme çabası yoktur; olma hali vardır.

Bu masada insanın kalbi genişler.

Zihni açılır.

Derin nefes almak kolaylaşır.

 

Aslında insan, kim olduğuna değil, kimlerle yan yana geldiğine göre yaşar kendini.

 

Çünkü enerji bulaşıcıdır.

Neşeyi de bulaştırır, telaşı da.

Güveni de yükseltir, güvensizliği de derinleştirir.

Zarafet de yan yana durarak aktarılır, hoyratlık da.

 

Kiminle oturduğun, iç dengeni belirler.

 

Bu yüzden hayatın dönüm noktası çoğu zaman büyük bir karar anında değil;

doğru insanlarla aynı masaya oturduğumuz bir anda başlar.

 

Bazen “Ben değiştim” deriz.

Oysa çoğu zaman sadece masayı değiştirmişizdir.

Ve bu, hayatın en büyük dönüştürücülerinden biridir.

 

Bugün kendine sessizce sor:

 

Bu masa ilham mı veriyor, yoksa enerjimi mi çekiyor?

 

Burada kendimi ifade edebiliyor muyum, yoksa kendimi tutuyor muyum?

 

Bu masa büyümemi mi sağlıyor, yoksa beni küçültüyor mu?

 

 

Çünkü insan oturduğu masalara göre şekillenir.

Hayaller büyür ya da daralır.

İlişkiler güzelleşir ya da solar.

Ruh genişler ya da içe kapanır.

 

Ve unutma:

 

Gerçek zarafet, hangi masada oturmayacağını bilmekle başlar.

 

Seçtiğin masalar,

senin hayat kalitenin mimarıdır.

 

Ve bazen en güçlü hamle,

sakin bir tebessümle, sessizce masadan kalkmaktır.

 

 

Authors