SAĞLIKLI BESLENMEYİ AMERİKA'DAN ÜLKEMİZE GETİREN KADIN; ELÇİN OFLAZ

SAĞLIKLI BESLENMEYİ AMERİKA'DAN ÜLKEMİZE GETİREN KADIN; ELÇİN OFLAZ
SAĞLIKLI BESLENMEYİ AMERİKA'DAN ÜLKEMİZE GETİREN KADIN; ELÇİN OFLAZ
SAĞLIKLI BESLENMEYİ AMERİKA'DAN ÜLKEMİZE GETİREN KADIN; ELÇİN OFLAZ

Elçin OFLAZ

Sağlıklı Beslenme Uzmanı, Yazar, Danışman, Konuşmacı

2000 yılında “Hunter College Of The City University Of New York”da psikoloji eğitimini tamamladıktan sonra, Lenox Hill Hastanesi, NYC’de, psikiyatri servisinde iki yıl kadar çalıştı. New York’ta, Integral Yoga Enstitüsü’nde, “Asanas and Pranayama”, “Hatha Yoga” eğitmenlik programı ve hamile yogası alanlarında diplomalarını aldıktan sonra eğitmen oldu.

Yaşadığı Haşimato rahatsızlığına çözüm ararken, Donna Karan’ın Amerika’da ki kendine ait binasında başlattığı doğu ve batı tedavi kültürleri arasında bir köprü oluşturan “Urban Zen Vakfı”nın kuruluşuna tanık oldu. Burada, dünyaca ünlülerin katılmış olduğu on günlük bütünsel tıp ve raw food hareketinin içinde yer aldı. Ardından raw food başlangıç sertifikasını Chicago, “Cousin’s Incredible Vitality”den aldı. Devamında, Amerika’da ve Kanada’da bir çok şeften aldığı eğitimlerin yanı sıra, dünyaca ünlü, Matthew Kenney Culinary Academy’den sertifika almıştır.

2009 yılında Amerika’da bir tv kanalı için hazırladığı reçeteleri sunmak adına 13 bölümlük bir programda yer aldı. Vermont ve New York gibi farklı şehirlerde çeşitli radyo programlarına konuk oldu. 2010’da, Amerika’daki Hippocrates Health Institute de, Sağlıklı Beslenme eğitmenliğini tamamladı.

2012’de Türkiye’ye dönüşüyle birlikte, çeşitli restoranlarda ve otellerde raw food mönü danışmanlığı yaptı. İlk restoran deneyimini ise; 2013 başında Nişantaşı City’s Mahalle’de, tanınmış bir markanın içinde, Organik Raw Mutfağı’nın öncüsü olarak gerçekleştirdi. Amacı İstanbullulara, sağlıklı yemek isteyen, gluten alerjisi olan ya da insülin direnci olup, yoğun tempoda yaşayanlara organik, canlı, pratik ve lezzetli yemekler yiyebilecekleri bir mekân sunmaktı. Kendi karışımı olan “Sexy Green Juice” bu restoranda tercihlerin başında gelerek, en çok satılanlar listesinde yer aldı.

Mönü danışmanlığının yanı sıra, sağlıklı beslenme danışmanlığı konularına da ağırlık vererek, kurumsal ve kişisel seanslar ve detoks programları organizyonlarına devam etmektedir. Eğitimleri, detoks programları ve raw food atölye çalışmalarını içermekle kalmayıp, aynı zamanda sağlıklı yaşam, yoga ve super foods gibi anti-aging tariflerini de içermektedir. Kanser, tip2 diyabet, yüksek tansiyon ve obezite gibi günümüzde sayıları gittikçe artan kronik, ancak önlenebilir hastalıklardan, canlı yüksek enzimli yiyecekler tüketerek ve egzersiz yaparak nasıl korunabileceğimize, kendimizi olumlu düşünce ve hayat biçimiyle nasıl iyileştirebileceğimize dair eğitimler vermektedir.

Amerika’dan beri muzdarip olduğum Hashimoto hipotiroidi’m oldu. Unutmayın ki, ne kadar iyi beslenirseniz beslenin, zihniniz ve ruhunuz toksikse (yani sürekli kötü ve olumsuz düşünceler içinde yaşıyorsanız) hastalıklar devam eder. Bir bağışıklık sistemi hastalığı olan Hashimota’ya bende böyle yakalandım. 

Bugün gururla söyleyebilirim ki, hem Amerika, hem Türkiye’deki doktorların iddiasının aksine, Hashimoto’ya neden olan yüksek sayıdaki antikorları durdurabildim. İyileşmeye neden olan birçok etken var. Son yıllarda zaten çoğunlukla yemediğim, Hashimoto’nun en büyük düşmanı olan glüten içeren gıdaları beslenmemden tamamen çıkardım. Düzenli uykuyu önceliğim haline getirdim. Ağırlıklı olarak çiğ besleniyorum. 

Raw Food Konsepti İle Tanışma Hikayesi..?

- Amerika’nın moda duayenlerinden biri olan, Donna Karan, fotoğrafçı eşi Stephan Weiss’ın akciğer kanseriyle yedi yıl boyunca savaşmış. Tedavisi batı tıbbı ile yürütülürken, hasta ve yakınlarının ruh ve kalbinin ne kadar yalnız bırakıldığını bizzat yaşamış. Batı ve Doğu tedavi kültürleri arasında bir köprüye ihtiyaç olduğunu fark edip “Urban Zen”i kurmaya karar vermiş. Urban Zen’in ilk toplantısı Donna Karan’ın Greenwich Village’deki köşkünde gerçekleşti. On gün boyunca yaklaşık 100 kişinin katıldığı paneller, konuşmalar, yoga, tai chi eğitimleri ve meditasyonlar yapıldı. New York Beth Israel Hastanesi’nden, Sloan Kettering Kanser Hastanesi’nden, çeşitli kanser araştırma merkezleri ve üniversitelerden katılan çok sayıda doktor vardı. Ayrıca birçok sağlık uzmanının yanı sıra işlevsel, bütünsel tıp alanlarında çalışandoktorlar, yoga ve tai chi eğitmenleri, antrenörler, girişimciler, şefler ve gazeteciler de programda yer aldılar. Deepak Chopra, yoga eğitim merkezi olan Christy Turlington, Dr. Mehmet Öz, Demi Moore ve Ashton Kutcher gibi ünlü isimler de Urban Zen’i desteklemek üzere oradaydılar. Sağlık sektörünün farklı ekollerinden geldikleri için zaman zaman birbirine tepeden bakan bu insanlar, on gün boyunca yaşam, hastalık ve ölüm tecrübesini elbirliğiyle daha kaliteli hale nasıl getirebileceklerini konuştular. İşbirliği içinde, sağlığa yaklaşım konusunda yeni bir karar aldılar. Bugün “Urban Zen Therapy” adlı bu program; doktor, hemşire, masaj terapisti ve sağlık uzmanlarını doğu ve alternatif şifa teknikleri konusunda eğitim almasını sağlayarak Amerika’daki belli başlı hastanelerde bu hizmetlerin verilmesineyardımcı oluyor. “Raw Food” yani çiğ beslenmeyle ilk kez orada tanıştım. Sebzelerin 46Co’nin üstünde piştiği zaman % 50 ile % 75 oranında enzim ve vitaminlerini yitirdiklerini öğrendim. Hatta Demi Moore’a nasıl bu kadar enerjik ve genç durduğunu sorduğumda bana % 60-% 70 çiğ beslendiğini söyledi. Her öğünde raw food ikram edildi. Bu şekilde gurme hazırlanan yiyeceklerin ne kadar lezzetli olabileceğini o zaman anladım. Hepimiz hem biraz kilo verdik,hem de kendimizi daha zinde ve enerjik hissettik.

Yüz kişiden biri ve yoga eğitmeni olarak katıldığım bu muhteşem etkinlik benim açımdan dönüm noktası oldu. Bu toplantının hemen ardından sağlık ve beslenme uzmanı ve raw food şefi olma yolunda eğitim almaya karar verdim.

Raw food, kısa zamanda alışkanlıklarımızı ve beslenme şeklimizi, küresel fast food krizinekarşı değiştirebilen sağlıklı ve pratik bir mutfak devrimidir. Tüm dünyada olduğu gibi, Türkiye'de de bu doğal lezzetlerin okurlarla buluşabilmesi, hücrede yaşlanmayı ve bozulmayı geciktirmesi açısından da oldukça önemlidir. Aksi taktirde bu durum çocukluktan başlayan bir obezite ve kronik hastalıkların tehtidini oluşturmaktadır. Geçmişi oldukça eskilere dayanan, ancak günümüzde bütün dünyada ivme kazanan gurme Raw Food yani çiğ beslenme; enzim, vitamin ve minerallerini öldürmeden alkali yiyeceklerle beslenmeyi temel alan bir yaşam tarzıdır.

 Sağlıklı beslenme derken, doğru diye bildiğimiz yanlışlar arasında, proteinin sadece hayvansal gıdalardan, etten tavuktan veya balıktan geldiğine inanmak; bir diğer hatamız da, özellikle danışanlarımla konuştuğumda aldığım yorumlar, onların sebze yediklerini fakat aşırı derece

de pişirilmiş, vitamin enzim ve minerallerini neredeyse kaybetmiş tencere yemeklerini tercih ettiklerine dair bir “beslenme düzensizliği” edinmiş olmalarıydı.

Bizim tarifler, bilinen mutfak ezberlerini bozan cinsten... Çünkü bu “ateşsiz” bir mutfak... Yani bu tarifleri hazırlarken, klasik pişirme yöntemleri kullanılmadığından, sadece belli başlı araç ve gereçlere ihtiyaç var:

Mutfak robotu (‘S’ şeklindeki bıçağı sayesinde yiyecekleri hızlıca, parçalar, doğrar, dilimler, püre haline getirir. Mutfağın olmazsa olmazıdır. (Kaliteli bir mutfak robotuna yatırım yaparsanız, çok uzun yıllar kullanırsınız.) 

Blendır (En az robot kadar önemlidir. Vitamix gibi güçlü motora sahip, çok iyi öğütebilecek bir marka seçmeniz çok önemlidir. Donmuş çiğ meyve ve sebzeleri smoothie ya da dondurma haline getirmekten kuruyemiş kreması ve sütü yapımına kadar birçok yerde kullanılır.)

Dehidratör Çiğ beslenmede kullanılan kurutucu fırın.

Meyve sıkacağı (Juicer - Bıçaklı meyve sıkacağı olanlar yerine burgu sistemi ile çalışan, yeni tip aletler tercih edilir. Bu modeller posayı fazla harcamadığı için liflerden daha fazla faydalanırız.) Mandolin rende (Bu çok pratik ve zaman kazandıran mutfak aleti, sebzeleri aynı boyda ve jülyen doğramak için kullanılır. Eğer mandolin rendeniz yoksa, en kötü ihtimalle sebze soyucusu kullanabilirsiniz.) Spiral dilimleyici (Farklı şekillerde ayarlanabilir spiralleri sayesinde kabakları spagetti şeklinde doğrar. Hem ucuzdur hem de kullanımı çok eğlencelidir.) Salata kurutucu, Ölçü için çay fincanı, çorba kaşığı, çay kaşığı , Boy boy karıştırma çırpma kâseleri,  2 adet bambu kesme tahtası, İyi bir bıçak seti, bıçak standı vebileyici, Seramik bıçak, Mutfak makası, Kesme tahtası,  Mutfak tartısı, Spatula Maşa,  Sebze soyucu,  Pizza bıçağı, Sarmısak ezici veya havan Rende, Kuruyemiş sütü çıkarmak için tülbent veya kumaş kese, Kevgir Elektrikli narenciye sıkacağı, Kahve öğütücü, Süzgeç Saklamak, suda tutmak ve filizlendirmek için geniş ağızlı kavanozlar, Pamuklu bulaşık bezi Naturel likid sabun.

Tarifleri uygulayan katılımcılarımızın çoğunun öğrendikleri başlıca şeyler arasında, işlenmiş şeker kullanılmadan veya un kullanılmadan (unsuz, organik coconat yağıyla hazırlanmış) sağlıklı tatlıyiyebilecekleriydi. Öte yandan hamursuz bir lazanyanın, pizzanın nasıl lezzetli ve gurme olabileceğini keşfettiler. Bunun yanında, taze sıkılmış bir meyveden yapılmış smoothie, liflerini içinde koruduğundan ötürü hem yetişkinler hem de çocuklar için zengin bir günlük öğün oluşturuyor. Çünkü ekmek gibi işlenmiş bir gıda yerine, vitamin alıyorlar. Aynı zamanda çocuklarımıza meyveyiyedirmenin güzel bir yolu haline geliyor. Bunlara çiğ ceviz ve bademler de eklendiğinde proteinden ve kalsiyumdan zengin besinler haline dönüşüyor.

 

Veganlar ya da sağlıklı beslenmek isteyenler özellikle Türkiye’de raw food konusunda restoran bulmakta zorlandığını söylüyor. Sizce son zamanlarda bu konuda bir gelişme var mı?

İstanbul, İzmir gibi büyük şehirlerde son yıllarda Vegan ve Vejeteryan Restoranlarda artmaktadır. bilindik Restoranlar belki de tamamen Vejeteryan Restoranlar değillerdir, ancak içlerinde benimde hazırladığım Raw Menü, Vegan Menü. Cihangir ve Teşvikiye gibi trendy bölgelerde gençler büyük bir talep göstermektedir.Türkiye’de çok şanslıyız; Vegan ve Vegeteryanların ihtiyaçlarını karşılamakta, çiğ mezelerde Türk mutfaklarında  bulunmaktadır.

 

Sağlıklı yaşama geçiş yaşadığımız bir dönemdeyiz ama bazı alışkanlıklarımızdan da vazgeçemiyoruz. Mesela tatlı! Bu isteği nasıl batırmalı?

Sabahları unlu şekerli tatlıların yenmemesi sart. Sabah yenilen kahvaltıda ise reçel, bal, ekmek gibi insülin tetikleyen yemeklerle başlanmaması gerekmektedir. Bunların yerine insülin tetiklemeyen sebze, omega, omlet, sexy green juice ve sebze suları gibi şekeri tetiklemeyen gıdalarla başlanmalıdır. Eğer tatlı ihtiyacımız olduğunda ise; meyvadan yapılan Sorbe, veya hurmadan ve meyvalardan yapılan Chessecakeler ve Parfeler Elçin Oflaz’la Raw Food  Mucizesi kitabında bulunmaktadır. 

 

Psikolojinin sağlıklı beslenme konusunda tavsiyeler vermenize destek olduğu aşikar. Biraz bundan bahseder misiniz? 

Psikolojinin sağlıklı beslenmeye faydası bana gelen danışanlarla yaptığım detoks programlarında insanların alışkanlıklarını gözden geçirerek, bu insanların spor alışkanlıkları nedir, stres olduklarında oldukları dönemlerde mi yemek yiyorlar, hobileri var mı, hayatlarında aşk ve  cinsellik var mı. Bunların hepsini öğreniyorum. Yemek yeme alışkanlığı bazen şefkat yerine geçebiliyor ve de yalnız yaşayabiliyoruz şefkat alacağımız biri olmayabiliyor. Bu durumda dolap bizim en yakın dostumuz oluyor. Kadın olarak partnerimiz yok ve cinsellik yaşayamıyoruz ve yine dolabı açıyoruz. Bir parça yemek yemek yerine bunları bulmaya çalışarak alternatif yerine koyabilecekleri şeyleri sunuyorum. TV seyrederken yemek yerine egzersiz, spor, yemek yedikten sonra 1 saat koşu bandına çıkıp yürüyüş yaptırıyorum. O anı geçiştirmek bazen de sadece nefes almak, ve 10 dk oturtup bir meditasyon yapmalarını veya nefes tekniğini gösteriyorum, yemeğe saldırmadan evvel şu soruyu sormalarını istiyorum “aç mıyım yoksa başka bişey mı var.” Durmak, nefes almak, alan yaratmak bunlar çok da önemli ve pratik yollar. Tabiki de okuduğum psikolojik eğitimin insanları analiz ederken ve gerçek problemlerini çözerken bana faydası yüksek. Yemek dışında daha çok keyif alacakları şeyler yaptırıyorum. Belki bu akşamları dans dersleri bile olabiliyor ona gönderiyorum.

 

Yazın sağlıklı beslenmek konusunda tavsiyeleriniz neler?

Yazın sağlıklı beslenme konusundaki tavsiyelerim şunlar olabilir; evlerinde kışın içilen mercimek çorbası gibi yazında mutlak domates ve karpuz gazpacholar bunun yerini alabilir. 

Günlük yapılır dolapta 2 gün içebilirler. Türkiyenin İlk Raw Vegan Cookbook Yemek Kitabı’nda dondurma yerine ise taze meyveler, sorbeler bulabilirsiniz.

Kabak mevsimi olduğundan örneğin çiğ kabaktan hamursuz spagetti yapılabilir marinara domates ve pesto sosla. Onun dışında restorana gittiklerinde taze pişirilmemiş meze ve salatalar yiyebilirler. Sabahları mutlaka smoothie glütensiz, yulaf ezmesi ile çilek ve kırmızı meyveler koyabilecekleri kahvaltı hazırlayıp, akşam çok hafif çorbalar tüketebilirler.

İçki konusunda sürahinin içerisine konan maden suyu içinde, limon, portakal, biberiye, bol buz, elmalar, tarçınlar atılan kocaman sürahi bütün gün ferahlatıcı şekilde tüketilebilir.

Bütün gün kutu içeceklerden uzak kalınır.

 

RAW FOOD YAPMAK İÇİN GEREKEN TEMEL MALZEMELER

Bunların yanı sıra blendar, juicer ve dehidratör bulunmaktadır.

Buzdolabında Bulunduracaklarınız

  • Ispanak                                                                      
  • Pazı
  • Marul
  • Kara Lahana
  • Beyaz Lahana
  • Salatalık
  • Kereviz
  • Kereviz Sapı
  • Taze Enginar
  • Kırmızı ve Sarı Kapya Biber
  • Havuç
  • Sakız ve Bal Kabağı
  • Maydanoz ve Nane
  • Fesleğen, Dereotu, Kişniş gibi Taze Otlar
  • Mevsimsel Taze Meyve (Muz Hariç)
  • Olgun Avokado
  • Taze Soğan
  • Kırmızı ve Sarı Kuru Soğan
  • Sarımsak
  • Taze Zencefil
  • Jalapeno Biber
  • Sarı ve Misket Limonu
  • Portakal, Elma, Armut, Muz, Çilek, Vişne, Mango, Karpuz, Kavun
  • Misao
  • Dijon Hardal
  • Mantar
  • Tohumlar (Ay Çekirdeği, Susam, Kabak Çekirdeği, Keten Tohumu)
  • Tahin
  • Badem Kreması
  • Fermente Edilmiş Kara Lahana Turşusu

Buzlukta Bulunduracaklarınız

  • Muz ve Soyularak Buzdolabı Poşetlerine Yerleştirilmiş Meyveler. Dondurulmuş Hazır Ahududu, Böğürtlen.

Kilerde Bulunduracaklarınız

  • Çiğ Yemişler (Badem, Fındık, Ay Çekirdeği İçi, Kabak Çekirdeği İçi

Ceviz, Çam Fıstığı, Kaju Fıstığı, Susam Çekirdeği 

  • Ceviz Yağı
  • Sızma Zeytinyağı
  • Hindistancevizi Yağı
  • Susam Yağı
  • Organik Elma Sirkesi
  • Balsamik Sirkesi
  • Üzüm Sirkesi
  • Pirinç Sirkesi
  • Gül Suyu
  • Güneşte Kurutulmuş Domates

    CANLI VE FİT Mİ KALMAK İSTİYORSUN ? O HALDE RAW BESLEN.!!  Eğitimlerimiz de, insanların beslenme tarzlarını değiştirmelerine yönelik, yediklerinde de giyindikleri gibi bir tarz edinmeleri adına onlara güvenilir birrota çiziyoruz.Yemek kitabımızdan örnek verecek olursak, ne yazık ki herkesin problemi halinegelmiş, son on yıldır insanların zayıflama beklentilerine cevap veremeyen "diyet tarifleriyle" dolu birçok örnekle karşılaşıyoruz. Burada esas meselemiz,insanlara bu kadar zamanda, diyetle zayıflatmadan başka, sağlam ve kalıcı alternatifler sunmamış olmaları...

  • Biz yapmış olduğumuz wellness koçluğuyla, diyetleri değil, beslenme tarzı oluşturma ve yaşam boyu zindeliği, farkındalığı, besinlerin enzimleriylecanlılığının düşünce yapımıza dahi anlam katacağının altını çiziyoruz. Eğitim ve workshoplarımızla da karşılığını veriyoruz ve inanılmaz sonuçlar alıyoruz. Aktifçalışmalarla, tariflerin nasıl yapıldığını öğrenmek isteyen ve hayatında pratik olmak isteyip aynı zamanda ne yiyeceğini doğru bilen bir çok insanın tercihi "raw food" haline gelmiş durumda... Kısa zamanda beslenmenin "iyi olma haline" zemin oluşturmuş olması, bizi, meraklılarına daha fazla çeşit sunmaya yöneltti.

    "Masum tatlı atölyesi" diye tanıttığımız veya "iyileştiren lezzetler" sloganıyla sunmuş olduğumuz workshoplar katılımcılarını oldukça şaşırttı. Çünkü öğrendikleri başlıca şeyler arasında, işlenmiş şeker kullanılmadan veya un kullanılmadan (unsuz, organik coconat yağıyla hazırlanmış) sağlıklı tatlıyiyebileceklerini öğrendiler. Öte yandan hamursuz bir lazanyanın, pizzanın nasıl lezzetli ve gurme olabileceğini görenlere, tüm ezberleri bozduran nitelikteydi.

    Biz her haftasonu ulaşabildiğimiz kadar insana bu çalışmaları iletip, duyurularımıza gelen gruplara bu lezzetli deneyimleri tatma ve yapabilmeimkanı sunuyoruz. Bu sunumlar sadece ana yemek ve tatlılardan, detoxiçeceklerden ibaret olmayıp, insanların raw food'la kahvaltı seçeneklerini de oluşturmalarını sağlıyor. Taze sıkılmış bir meyveden yapılmış smoothie, liflerini içinde koruduğundan ötürü hem yetişkinler hem de çocuklar için zengin bir kahvaltı öğünü oluşturuyor. Çünkü ekmek gibi işlenmiş bir gıda yerine, vitamin alıyorlar. Aynı zamanda çocuklarımıza meyveyi yedirmenin güzel bir yolu haline

    geliyor. Bunlara çiğ ceviz ve bademler de eklendiğinde proteinden vekalsiyumdan zengin besinler haline dönüşüyor.

    Katılımcılarımız için en merak edilen şey, çocuklarının beslenmesi... Çocuklarını doğru beslemek isteyen ve biz ne yersek onlarda yer düşüncesinden yola çıkanlar, bunun onlarda da alışkanlık yaratması için birlikte gelmeyi tercih ediyorlar. Böylece yaratıcı ve eğlenceli bir vakit geçirmelerini sağlıyoruz. (6 yaş grubundan itibaren) ve birlikte deneyimliyorlar. Çoğunlukla tatlı workshoplarımızda bulunmak istiyorlar. Biz de, kitabımızda da yer verdiğimiz çocuk mönüsü ışığında, lezzetli ve aynı zamanda anne-babalar için pratik tarifler çıkarabiliyoruz.

    Bildiğimiz üzere, raw food dünyası kısa zamanda alışkanlıklarımızı değiştirebilecek nitelikte lezzetlerini çoğaltarak, sağlıklı ve pratik bir mutfakdevrimi yarattı ve destekçileriyle birlikte gelişti. Günlük hayatımızda her daim enerjik ve canlı görünmek, canlı enzimden zengin yiyeceklerden geçiyor.

    Ayrıca bunların doğal etkileri, hücrede yaşlanmayı ve bozulmayı geciktiriyor. Buyolda büyük bir ivme kazanan gurme Raw Food yani “çiğ beslenme”; enzim,vitamin ve minerallerini öldürmeden alkali beslenmeyi temel alıyor. Böylece fazla kilolardan kurtulup, vücut ideal kilo dengesinde kalabiliyor.

    Amacımız, ister vegan, ister kilo problemi olan veya ailesine, arkadaşlarına yaratıcı pratik lezzetler sunmaktan zevk alanlara eşsiz boğaz manzarası eşliğindesamimi bir ortamda yeni tatları deneyimlemelerini sağlamaktır.