İSTANBUL'DA BİR KEBAP HOCASI

İSTANBUL'DA BİR KEBAP HOCASI
İSTANBUL'DA BİR KEBAP HOCASI
İSTANBUL'DA BİR KEBAP HOCASI

 

MEHMET TEMEL KİMDİR ?

 

Ben 1995 yıılında bu işe dahil oldum. Behzat usta aynı zamanda eşimin babasıdır. Tabi o günden bu güne her zaman yemeğin aşkı ve heyecanı vardı üzerimde. Her gün daha fazla nasıl geliştirebiliriz diye düşünürdüm bunlarla ilgili STK larda çok görev aldım Ticaret Odasında görev aldım üniversitelerde görev aldım yurtdışında bu konuyla ilgili araştırmalar yapmak için  birkaç ülkede bulundum. Dünyada bu işin nasıl yapıldığını çözmeye çalıştım. Gördüklerimi hep ülkeme getirmeye çalıştım. Ambalaj konusuna çok değer verdim. Kebabın lahmacunun kağıda sarılı değil de kutuya girip daha kaliteli bir şekilde yapılmasının İstanbul´da öncüsü benim. Hatta bununla ilgili ilk zamanlarda müşterilerimiz kutularımızı biriktirip ziyan olmasın kullanmadık deyip geri getirenler oldu. Ama biz  görseli şık olsun yemek kadar sunum da önemlidir dedik. Bununla birlikte her daim sektörde öncü olmaya gayret gösterdim. Dönem dönem ülkenin içinde bulunduğu kriz süreçleri yaşadık bunlarla ilgili düşüşler kalkışlar yaşadık am çok şükür gün bugün oldu hala ayaktayız bunu da dürüst çalışmaya bağlıyorum. 

 

 

 

CAN KEBAP İLE İLGİLİ BİLGİ VERİR MİSİNİZ ?

 

İşin özü şu ki ben yemediğim yemeği kimseye yedirmem. Misyon ve vizyon dediğimiz olay bu bizde. Eğer ben yiyorsam çocuğuma bunu yediriyorsam herkese gönül rahatlığıyla bunun hizmetini verebilirim. Başarının sırrını buna bağlıyorum ben. 25 yıl oldu ben hala hale giderim kendim alırım malzememi. Etçiye giderim kendi elimle malzemelerimi alırım. Çünkü kendi evime malzeme alır gibi alırım malzemelerimi. Titizlikle ve seçerek nihayetinde ben de bunun içindeyim kendim de yiyorum çocuğum da eşim de. Burada hep beraber çalışıyoruz. Bir aile şirketiyiz. 25 yıldır böyle güzel işler çıkardık bunun çevremizce takdir edildiği dönemler oldu edilmediği dönemler oldu kimileri benim yeni yeni icatlar çıkardığımı söyledi bunların hep ek masraf olduğunu söylediler gibi tepkiler aldığım dönemler de oldu ama çok şükür her zaman bir yenilik katmayı başardık. Son dönemde de artık kanıksanmış bir şey vardı. 

 

 

 

GASTRONOMİ TURİZMİ DERNEĞİ SİZE NELER KAZANDIRDI ?

 

Gastronomi Turizmi Derneği ile tanıştıktan sonra vizyonumuzda ciddi bir genişleme oldu. Çünkü meslektaşlarımızla üyelerimizde bir araya gelme fırsatımız oldu. Burada tanıştığımız her insan yeni bir değer katabiliyor. Pandemi dönemi vesilesiyle de mevcut dükkandan başka bir dükkana geçmek istedik. Önceleri düşüncemiz dönemin ekonomik şartlarından dolayı butik çalışma yönündeydi lakin daha sonra bunun benim misyon ve değerlerime uyuşmadığını fark ettim. Şu anda tadilattayız biraz eskiye dönük Anadolu kültürünü anlatan bir yapı oluşturuyoruz. Tadilatımız bittikten sonra konseptte de yenilenmemiz olacak . Şu ana kadarki lahmacun kebap konseptine yenilikle yapıp yöresel lezzetleri ekleme planımız var. Örneğin Antep´in analı kızlı beyran çorbası yuvalama bu tarz lezzetleri haftanın belirli günlerinde belli bir temayla yöresel yemeklerimiz tanıtmış olacağız. 

 

 

 

TÜRK MUTFAĞINA DAİR NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ ?

 

Ben aslında Türk mutfağının hak ettiği yerde olmadığını çok iyi biliyorum. Yalnızca patlıcanımızın üç bin çeşit yemeği var. Böyle bir ülkede yaşarken Türk mutfağı diye bir şey avrupada ne yazık ki geçmiyor. Tabi bunda tanıtım ile ilgili bir eksikliğimiz var. Bugün gastronomi turizminin değerini ancak biz gastronomi turizmi derneğinden sonra farkındalık yaratıp da duyurmaya başladığını hissediyoruz. Çünkü gastronomi turizmi derneği şu anda turizm bakanlığı olsun gerekli makamlarda olsun sürekli bir görüşme planlama uygulama içerisinde. Türk mutfağının farkındalığı yeni yeni oluşmaya başladı . artık Türkiye´nin tarihi eserden ibaret olmadığını çok zengin bir yemek kültürünün olduğunu anlatmaya başladık. Bunun içinde sadece Türk mutfağı avrupada bugüne kadar bilinen İstanbul çpk güzel rakı kebap çok güzel yine geliriz idi. Artık bu durum yok. Türkiye rakı şiş kebaptan ibaret değil. Binlerce çeşit yemeğimiz var bu anlamda Gastronomi Turizmi Derneği´nde olmaktan. Çünkü sesimizin duyulduğunu fark ediyorum. Bugün kültürel değerlerimiz çok önemli çünkü çok eski bir medeni tarihe sahibiz. Hatta Göbeklitepe´den sonra tarih kitapları boşa çıktı. Medeniyetin başlangıç noktası bizim coğrafyamız.