Her Şey Dahil Mi, Her Şey Hariç Mi?

Her Şey Dahil Mi, Her Şey Hariç Mi?

Gastronomi Turizmi Derneği Başkanı Sn. Gürkan Boztepe’nin bir canlı yayında söylediği her şey dahile karşı her şey hariç söyleminden yola çıkarak gelecekte Türk Resort Otellerinde sistem ile ilgili görüşlerimi aktarmaya çalışacağım. İspanya’nın Mallorca Adası’nda ilk ortaya çıkan her şey dahil sistemi o dönemlerde zengin insanlar için planlanmış, 1950’li yıllarda Club Med zincirlerinde kullanılan sistem 1990’ların başlarında Antalya Çamyuva’daki Marco Polo Tatil köyünde kullanılmış ve 90’ların sonunda da Sn. Cem Kınay’ın Magic Life zincirlerinde kullanılmaya başlanmış ve günümüzde tüm büyük kıyı otellerimizde kullanılmakta, satış avantajı nedeniyle başarı ile devam etmektedir. 1990’ların sonlarında özellikle Antalya kıyı şeridinde yatak arzı kapasitesi çok artmış ancak doluluk oranları çok düşük seyretmekteydi, gerek Akdeniz çanağındaki sert rekabet şartları gerekse de belirli dönemlerde yaşanan ulusal ve uluslararası krizler özellikle sahil turizmine hizmet veren otelleri çok zor duruma düşürmüş, birçok tesis doluluklarını nasıl arttıracaklarını düşünüp araştırırken her şey dahilin kendilerine rekabet avantajı getireceğini ve Magic Life örneğini görerek sistemi uygulamaya başlamışlar ve oldukça başarılı bir sürece girmişlerdir. Ancak sistem maalesef oteller dışında turizmden doğrudan ya da dolaylı gelir elde eden birçok işletmeyi olumsuz olarak etkilemiştir.(Kaynak; Engin Üngüren, Seden Algın, Hulusi Doğan/ Akdeniz Üniversitesi)

Bugün her şey dahilde geldiğimiz nokta inanılmaz! Müthiş doluluklar ve gelirler. Ancak servis ve hizmette verileceklerin herhalde sonuna geldik. Bazı işletmelerde verilen ürünlerin kalitesizliğinden söz etsek de bazılarında verilen ürünlerin zenginliği ve kalitesi gelen misafirlerin evlerinde bile yiyemeyecekleri kadar üst düzeyde.

HD sisteminin Corona Salgını ve 2021 senesinde kanımca daha da değerli olacağını düşünüyorum. Misafirin tesis içinde kalması, yiyecek ve içeceklerini burada alması bence bir garanti oluyor çünkü tesis dışında alması ve değişik yerlerde yemesi, içmesi daha riskli olacaktır. Büyük otellerimizin çoğunda yıllardır ISO çalışmaları ve HACCP standartları uygulanmaktaydı üstüne hijyen ile ilgili bazı ilavelerle zaten otel bu dönemde misafir ağırlamaya uygun hale gelebiliyor. Güney kıyılarımızda HD sisteminin daha uzun yıllar devam edeceğini düşünüyorum, çünkü talep bu şekilde devam ediyor, özellikle yaşadığımız salgın dönemleri gibi özel durumlarda marka olmuş, güvenilir tesislerde insanlar gönül rahatlığıyla tatil yapabileceklerdir.

Her şey dahil sistemine kısaca değindikten sonra;

Benim gönlüm Türk Turizmi için Yarım Pansiyon Plus dan yana! Bu sistemde misafirler otellerin dışına çıkabiliyor, gastronomik zenginliklerimizi tadımlayıp, çevreyi, insanımızı tanıyorlar ve çevredeki birçok küçüklü, büyüklü işletmeye fayda sağlıyor. 1970’lerde başlayan Türk Turizmi 1990’ların sonuna kadar yarım pansiyon olarak devam etti, hatta oda*kahvaltı bile kullanılmaktaydı, sonra yarım pansiyon plus, tam pansiyon plus gibi yemeklerin yanında içecekler verilerek pansiyon zenginleştirildi. Bu dönemde turizm ile ilgilenen arkadaşlar hatırlayacaklardır, önceden bildirmek kaydıyla misafirler akşam yemeklerini öğle yemeğine değiştirirler ve akşamına tesis dışına çıkarak yakınlardaki köye, kasabaya ya da şehre giderler, oralarda yemek yerler, içerler ve eğlenirlerdi. Bu tarihlerdeki Kuşadası, Bodrum, Alanya ve Antalya’nın merkezlerinin ne kadar popüler yerler olduğunu hatırlıyoruz. Gelen misafirler bol bol güzel hatıralar biriktirip fotoğraf çekerlerdi ki bu dönemlerde ne cep telefonu nede dijital kameralar vardı, ülkelerine döndüklerinde ülkemizin güzelliğini, Türk insanının misafirperverliğini, gastronomik zenginliklerimizi anlatırlardı, hatta bütün akraba ve arkadaşlarını evlerinde toplar, slayt gösterisi eşliğinde ülkemizi anlatırlar ve inanılmaz bir şekilde ülkemizin reklamını yaparlardı, bir sonraki sene o ailelerin çoğu mutlaka Türkiye’ye tatile gelirlerdi. En başarılı reklamında bu şekilde yapıldığına inanıyorum. Bizim ülke olarak yabancıların tekrar kalbine girmemiz gerekiyor, onlara anlatabilecekleri hikayeleri yaratmamız gerekiyor, buda bana göre otelcilikten her şey dahil sisteminden çıkarak olacaktır.  90’lı yılların sonlarında Türkiye’nin en güzel sahil otellerinden olan İberotel Sarıgerme Park’ın ve benim Genel Müdürüm olan Mr. Heinz Fugger’e oteli yarım pansiyondan her şey dahile çevireceksiniz talimatı geldiğinde üzüntüsünü ve isyanını çok iyi hatırlıyorum, bu sistemin Türk Turizmine uygun olmadığını söylerdi. Ülkemize ve turizmimize verdiği emeklerden dolayı kendisini rahmet ve şükranla anıyorum. Öncelikle Antalya’ya kadar olan bütün Ege Sahillerinde bu sistemin uygulanmasının kaldırılması Türk Turizminin kurtuluşu olacaktır.

 

                                                                                                                                                       Önder Dinler