Deneyimsiz Deneyimler

Deneyimsiz Deneyimler

Korona, pandemiye dönüşmüş ve tüm dünyanın izolasyonuna yol açan bir sağlık krizidir. “Normale ne zaman döneceğiz? Dönmeli miyiz? Eski Normal mi yoksa yeni normal mi daha iyi?” gibi sorular her gün konuştuğumuz, deneyimsiz deneyimlerle cevap aradıklarımız..

Pandeminin aynasında kendimize bakıp, amaçlarımız doğrultusunda ne inşa etmek istediğimizle ilgili yolumuzu inşa ettik mi? En gelişmişinden en az gelişmişine kadar tüm devletlerin sağlık, enerji, ekonomi ve gıda güvenliği konularında ne kadar kırılgan ve yetersiz kaldığını gördük.

Koronadan sonra büyük ihtimalle, birçok şey değişmiş ama bazı şeyler hiç değişmemiş olacak. Ama her koşulda yeni süreç başlıyor ve herşey üzerine yeniden yeniden defalarca düşünmek durumundayız.

En çok etkilenen sektörlerin başında turizm geliyor. İnsanların hizmet sektörüne olan kaygısı, diplomatik kısıtlamalar, ekonomik kaygılar yerli ve yabancı turist sayısında ciddi bir düşüşe sebep oldu. İnsanlığın tüm yaşamsal aktiviteleri beklemeye alındı. Örneğin; koronodan sonra eskisi çok seyahat edecek miyiz? Hangi koşullar sağlanırsa ederiz? Mesela, tatil anlayışlarımız değişecek mi? Çok yıldızlı otellerde, balık istifi açık büfelerin şehvetini ve yapılan israfı tekrar göze alabilir miyiz? Gittiği yerin dokusunu, kültürünü merak etmeden eski tatil rutinlerine geri döner miyiz? İşte size deneyimsiz deneyimler silsilesi.. Arz ve talep şokunun aynı anda yaşandığı, hiç tecrübe edilmemiş bir krizi yönetmek durumundayız.

Derlenen Google trends verilerine göre Türkiye’de hareketlilikteki azalma Avrupa’nın gerisinde görünüyor. Türkiye için veriler şu şekilde; alışveriş-eğlence %75; market-eczane % 39; parklar-bahçeler %58; toplu taşıma %71; işyerleri %45 oranında belirlenirken, süreci en sert geçiren ülkelerden olan İtalya için veriler; alışveriş-eğlence %94; market-eczane %85; parklar-bahçeler %90; toplu taşıma %87; işyerleri %63 şeklindedir.

Bu süreçten sonra ekonomik durgunluğu hareketlendirmek için farklı stratejiler belirlemek gündemimizi oluşturacaktır.

Hizmete devam etmek isteyen ya da hizmet sektörüne girmek isteyen herkes için krizin ortasında fırsatları değerlendirebilmek yeni düzende ayakta kalmanın tek yolu olacaktır..