BOLU’YA NEDEN GİTMELİSİN

Bolu aslında Gastronomik bir kent o yüzden muhakkak gitmek lazım. Bolu aslında İsviçre Alplerinden çok daha doğa güzelliğine sahip o yüzden gitmek lazım.

BOLU’YA NEDEN GİTMELİSİN

BOLU’YA NEDEN GİTMELİSİN

 

 

Bolu aslında Gastronomik bir kent o yüzden muhakkak gitmek lazım.

Bolu aslında İsviçre Alplerinden çok daha doğa güzelliğine sahip o yüzden gitmek lazım.

Bolu aslında sağlık turizmi merkezi thermal tesisleri görmek için gitmek lazım.

Bolu aslında bolçi çikolatası ile ünlü, tatmaya gitmek lazım.

Bolu etrafında gölcük-abant –yedigöller gibi mükelmmel doğa güzellikleri ile çevrili o yüzden gitmek lazım.

Kartalkaya’da kayak yapmak için gitmek lazım.

Bolu belediye başkanı Gastronomi ve Sağlık turizmine çok önem veriyor.Çağdaş yeniliklere açık vizyoner.Kendisi ile tanışmaya gitmek lazım.

Bolu Köroğlu dağlarını görmek için gitmek lazım.

 

İlk etapta aklıma gelenler.

Bolu tarihi hakkında unuttuklarımızı hatırlatayım ;

 

1071 Malazgirt Zaferinden sonra Türkler, Anadolu'nun batısına doğru ilerlemeye devam ettiler. Alparslan'ın oğlu Melikşah, Süleyman Şahı Kızılırmak ile İstanbul arasındaki bölgeyi almaya memur etti ve bölgeye yerleştirilmek üzere Türkistan'dan gelen 100.000 Türkmen verdi. Bolu, bölgeye yapılan akınlar sırasında Horasanlı Aslahaddin tarafından fethedildi. 1074'te Bolu'ya yerleşen Türkmenler, Bizanslıların çok önceleri Balkanlardan getirdikleri Bulgar, Peçenek, Uz ve Kuman Türkleri ile kolayca kaynaştılar. Bolu ve köyleri tamamen Türkleşerek Türk isimleri aldılar. Dadurga, Salur, Karken, Yenice, Çatak, Berk, Karaceli, Bayındır, Yuva ve daha pek çok yerin ismi hep Türk boylarının isimleridir. 

Balkanlardan gelen Türkler Hıristiyanlaşmış, fakat Türkçe lisanını, örf ve adetlerini unutmamışlardı. Bunlar kısa zamanda Müslüman oldular. Selçuklu Devletinin komutanları Artuk, Tutuk, Danişmend, Karatekin ve Saltuk beyler, Süleyman Şahın emrinde İstanbul sınırına dayandılar. 


1197'de Bolu ikinci defa fethedildi. Selçuklu Devleti yıkılınca (1308) bir ara Bolu Moğolların eline geçti. Osmanlı Devleti kurulunca, Osman Gazi zamanında Bolu, Göynük, Mudurnu ve Taraklı Konuralp tarafından fethedildi. Orhan Gazi zamanında ise Akçakoca, Kandıra, Düzce ve Üsküb fethedildi. Timur Hanın Ankara Savaşı zamanında Bolu, Candaroğulları (İsfendiyaroğulları)nın hakimiyetine geçmişse de, İkinci Murad Han zamanında yeniden Osmanlı Devletinin idaresine geçti. 1324-1694 arasında sancak olarak idare edildi. Bu tarihten sonra Voyvodalık haline getirildi. Kanuni şehzadelik devrinde Bolu'da valilik yaptı. 1811-1864 arasında tekrar bağımsız sancak haline geldi. Kütahya'daki Anadolu Beylerbeyliğine bağlı 14 sancak (vilayet) merkezinden biri oldu. Tanzimattan sonra, sancak olarak Kastamonu'ya bağlandı. Birinci Dünya Harbinden sonra düşman istilası görmediyse de maddi zarar gördü. Nüfus ve ticareti azaldı. Cumhuriyet devrinde vilayet oldu. Son senelerde yeniden her sahada gelişmeye başlamıştır.

 

 

Geçenlerde GTD Bolu temsilcimiz Nesrin Ölçek hanım beni davet etti.Bolu’ya gittim orada mükemmel bir ağırlama organize etmiş sağolsun.Bolu Gazella dağ oteli’nde Belediye Başkanı Tanju Özcan beni ağırladı.Gazelle Oteli görmeyen kalmayanlar için özellikle tavsiye ederim.Tüm devlet büyükleri bu otelde kalmış.Mükemmel bir doğa içinde özel bir mekan.Pandemi koşullarında Güvenli Turizm Sertifkalı bir tesis.Özellikle yemekler ve sunumlar özel tavsiye ederim.

Ertesi gün Belediye Başkanı Tanju başkan makamında detaylı şekilde Bolu gastronomisi için neler yapabiliriz diye toplantı gerçekleştirdik.Belediye başkanı genç dinamik ve yeniliklere açık,gayet çağdaş biri.Kendisine ilk sorum ‘’Türkiye’nin en iyi tesislerinde en popüler aşçılar Bolu Mengenden çıkıyor Mengen’de yemek nerede yenir Bolu’da yemek nerde yenir? Burada özel bir mekan var mı?’’

Müdür Restoran'dan daha fazla isim yapmış bir sulu yemek mekanı yok maalesef.O da yol üzeri lokantası.

 

Daha Önce Mengen belediye başkanımız beni ağırlamış idi oradan da iyi biliyorum.Bu arada Mengen Belediye başkanımız da çok güleryüzlü ve özel bir insan Turhan Bulut .

 

Sonra Bolu için Tanju başkanın neler yaptığını dinleyince etkilendim ama Dünya’da Gastronomik anlamda marka bir kent niye olmalıyızı aktardım.Kendisi hak verdi.Şehir için yapılan güzel şeyler olsa da beni ilgilendiren gastronomide neden Dünya markası olan şehirlerden biri değil.Biliyorsunuz bende siyaset yok ve sonuca bakarım.Mesela Ukrayna Liviv 5 sene önce nerdeydi şimdi nerde veya San Sebastian 5 yıl önce gastronomide nerdeydi şimdi nerde ben Bolu’yu onlarla kıyas etmek durumundayım.

 

Yol haritası hazırlayıp kendisine sundum.Başkan çok mutlu oldu.Vizyoner genç dinamik ekibi ile Turizmin faydalarının farkında olması beni ümitlendirdi.

 

Gelelim Müdür restoranın adının nerden geldiğine ; 

1825 de Bolu Sancağı; Merkez, Çağa, Kıbrıscık, Mengen, Gerede, Eskipazar(Viranşehir), Traklıborlu(Safranbolu), Yenice, Yedidivan, Ulus, Ereğli, Konuralp, Onikidivan(Bartın), Hızırbeyili, Mudurnu kazalarından oluşmaktaydı. Osmanlı Devlet teşkilatının zayıfladığı son dönemlerde yeniden yapılanma ve batılılaşma modeli çerçevesiyle II. Mahmut döneminde idari yapılanmada yeniliklere gidilmişti. Bunun devamı olan 1840 – 1852 yılları arasında taşra yönetiminde kalıcı düzenlemeler yapıldı. Sancaklar ve kazalarda yeni düzenlemelere gidildi. Kazalara “kaza müdürü” denilen kimseler görevlendirildi. Bu düzenlemenin en belirgin özelliği, ilk kez kazanın idari birim olarak taşra teşkilatında yer alması olmuştu. Yöneticisi olan “Müdürler” Yörenin ileri gelenleri arasından halk tarafından seçiliyorlardı. 1916 yılındaki Bolu Sancağı salnamesine göre dönemin Mengen Müdürü, Vekil Hacı Âgah Efendi idi. Yine aynı dönemde tespit edilen nüfus bilgisine göre Bolu 399579, Mengen de ise 10017 kişi gözükmekte idi. Birkaç kaza bir mutasarrıflığa, o da bir vilayete bağlı olmak üzere yeni idari teşkilat kurulmuştu. XIX. yüzyıl başlarında tüm Anadolu’da olduğu gibi Mengen’de yeniden kurulan (Bolu) birleşik mutasarrıflığına bağlandı.

 

Ben de Müdür denilince şirketlerdeki Müdür diye düşünmüş idim.Ama anlamı çok daha derin ve eskiye dayanmaktaymış.

 

Bolu’da beni ağırlayan Tanju başkan ve Nesrin hanıma tekrar teşekkür ederim.

 

Bakalım Bolu ve muhteşem ilçeleri Gastronomik bir marka kent olmayı kafaya takmış mı? 

Bu haftalık benden bu kadar kalın sağlıcakla …