Röportaj: Emrah Ay, Yazar: Nalan Oğlakçıoğlu

Röportaj: Emrah Ay, Yazar: Nalan Oğlakçıoğlu

1672
0
PAYLAŞ

Bugünkü röportajım VFC Group Ortadoğu Direktörü Göktürk Emrah Ay Bey’le.. Türkiye’nin her hangi bir noktasına bir korniş takmaya müdahale süremiz yaklaşık 32 dk. derken aslında ne kadar büyük bir network ve alt yapıya sahip olduklarını hemen anlıyorsunuz.
Gastronomi bunun neresinde demeyin “GURME LEZZETLER” mobil uygulaması, Exclusive Dream Concierge & Gastronomi Turizmi Derneği işbirliği ile kapıda!

Emrah Bey, aslında biz öncelikle sizi biraz yakından tanımak isteriz.
Eğitimimi Etiler Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi’nin ardından İstanbul Üniversitesi’nde Turizm İşletmeciliği okuyarak tamamladım, gastronomiye ilgim aslında bu işin eğitimini de almış olmamdan kaynaklanmaktadır. Her zaman odağımda olan konular ise; Lifestyle – Event – Seyahat- Luxury Life olduğundan kariyerim, 2007’den beri içinde bulunduğum VFC Group’la kesişti. Life style manager olarak başladığım VFC Group’a zamanla Ortadoğu direktörü olarak atandım. Arap baharının ortaya çıkması sonucunda gidilecek ülke ararken biz VFC Group’u kendi ülkemize götürelim dedik ve 2012’de İstanbul ofisimizi açtık. 2013’te ise İstanbul’daki ofisimiz, şirketimizin Ortadoğu yönetim ofisi oldu. Böylelikle 2007’de Amerika’da başladığım VFC Group’taki kariyerime, 2013’ten beri İstanbul’da devam etmekteyim.
Dünyada pek çoklarımızın bilmediği, kimilerinin ise çok aşina olduğu büyük bir networkü yönetiyor ve kişiye özel lüks ürün ve hizmetleri bu özel networke servis ediyorsunuz, bize biraz VFC Group’tan ve bu hizmetlerden bahseder misiniz?
VFC Group; bünyesinde kişiye özel hizmetler sunan 36 tane şirketin yer aldığı, alanında öncü ve lider bir şirkettir. İçerisinde barındırdığı bu şirketler, VFC Group’un uluslararası hizmetlerine ürün sağlayıcı olarak çalışıyor, biz de Türkiye’de 4 markamız ile hizmet veriyoruz. Örnek olarak “Exclusive Dream Travel” ve “Exclusive Dream Concierge” markalarımızı verebilirim, VFC Group, Brezilya’nın en güçlü ailesi olarak adlandırılan Veron ailesinin 1999 yılında kurduğu bir şirkettir.
VFC Group’un bir etkinlik şirketi de var. Bünyemizde barındırdığımız şirketlerden çok ya da daha az bilinenleri var, etkinlik şirketimiz senede 7 bine yakın etkinlik üretiyor ve bu etkinliklerin global anlamda tanıtımını yapıyor, Örneğin Oscar, Grammy ve Emmy Ödül Geceleri, Victoria Secret Fashion Show, diğer moda showları, Cannes Film Festivali gibi dünyadaki “Red Carpet” eventlerin ya sahibiyiz ya da tek organizatörüyüz.
318 tane servisimiz var, aslında birçok hizmeti farklı yerlerde kullanmış olabilirsiniz mesela yol yardımı hizmeti aldıysanız bizden hizmet alma ihtimaliniz yüksektir. Türkiye’de hizmet alan yabancı datamız var, ellerinde uygulamamız var, kendilerine ait bir asistanları varmış gibi kimseye ihtiyaç duymadan rezervasyonlarını yapıp hizmet alıyorlar, yoga hocasından, eve temizlikçi hizmetine kadar..
Fokuslandığımız 3 ana nokta var, loyalty management (müşteri sadakat programları), Forbes’un açıkladığı dünyanın en büyük ilk 500 şirketinden 415 tanesinin sadakat yönetimi programlarını yapıyoruz. Dünya “concierge” sektöründe %67 ‘lik bir dominant ağırlığımız var şu anda sektörün açık ara en büyük oyuncusuyuz. Ne yapıyoruz? Biz markaların veya devletlerin kendi içlerinde oluşturdukları stratejileri, hedef kitleleri doğrultusunda bir kulübe çeviriyoruz ve bu kulübün yaşaması için elverişli ortamlar yaratıyoruz.
Ayrıca, bina hizmetleri de veriyoruz, örneğin bir spor merkezi yapılıyor eğer bizimle çalışırsa bu merkeze bir spor hocası ya da masör tutmasına gerek kalmıyor. Bunlardan tasarruf ediyor, müşterinin mobil aplikasyondan 6 saat önce bana bugün spor hocası lazım demesi yeterli, inşaat ve hızlı tüketim sektöründe bu tip hizmetler veriyoruz, hizmet tedarikini üstleniyoruz.
Kısacası biz VFC Group olarak birinin ürününü, birine satıyoruz. Belirli kalite standartlarını oturtuyoruz o standartlarla beraber senin artık çalışma şeklin bu olacak, bu hizmeti bize düzgün verirsen biz seni dünyanın en büyük networkü içine sokacağız diyoruz, onun normalde ulaşamayacağı bambaşka bir şirkete onun ürününü satıyoruz. Bizimle ilgili Forbes’da çok güzel bir yazı var, hatta yazıda Airbnb, Sky Net ve Uber gibi şirketlerden de benzer şekilde bahsediliyor, bizler ürünü olmayan satışçılarız aslında ve bu şekilde dünyanın en büyük satışlarını gerçekleştiriyoruz.
Ne gibi sadakat programları üretiyorsunuz?
Markaların tanımladığı en değerli, kendilerinden diğer müşterilerine göre daha çok ve uzun süredir alışveriş yapan müşterilerinde memnuniyeti ve bu müşterilerin markaya olan bağlılıklarını artırmak için hizmetler veriyoruz. Bize başvuran markalara operasyonel anlamda hizmetler veriyoruz, programın içinde restoran rezervasyonundan tutun da, dünyadaki lounge’lara elini kolunu sallayarak girmelerine kadar birçok farklı hizmeti ekliyoruz ardından kendi hizmet yelpazemiz içerisinde bulundurduğumuz süreçlerle de bu hizmetleri destekliyoruz. Mesela call center hizmeti, mobil aplikasyon hizmeti, üretilebilir puanlama sistemi, gibi sistemler üretiyoruz.
Şu an Türkiye’de bankacılık sektöründen, perakende sektörüne, inşaat sektörüne ve hemen hemen bütün sektörlere hizmet verebiliyoruz. Lüks segmentte tek oyuncu biziz. Bizim aslında hedef kitlemiz herkesin hizmet verdiği bir segment değil. B Plus üstü niş, hedefe daha bağlı, yönetilebilir bir kitleye uygun hizmet ve ürünler üretiyoruz.
Peki VFC Group Üyelerine nasıl hizmet sağlıyor?
VFC Group, 1999’dan 2003 yılına kadar Brezilya’da hizmet veriyordu. Ondan sonra işlerin büyümesi ve alım gücü yüksek kişilerin VFC Group markasını tanıması ile gruba gelen taleplerde değişiklikler oldu ve VFC Group 2002 yılında Amerika’ya taşındı. Luxury servises management hizmetler birliği olarak adlandırılan bir hizmet ağacı oluşturuldu, 2009 yılında inovasyon değişikliğine gidildi ve dünya 5 ana bölgeye bölündü böylece VFC Group hizmetleri de yaygınlaştı.
Son 1 yıldır, geliştirdiğimiz inovasyonu, “Know How” ı ve alt yapıyı neden farklı kitlelere ulaştırmıyoruz, şehri neden bir açık hava residence’ına çevirmiyoruz diye düşündük. Şu an bizim Türkiye’nin her hangi bir noktasına bir korniş takmaya müdahale süremiz yaklaşık 32 dk. Kars’taki bir lokasyona bir teknik servis yollayıp bir kornişi taktırabilecek durumdayız. İşte bu nedenle şimdi yeni bir markamızın lansman hazırlığı içerisindeyiz. Bu yeni uygulamamızın adı dünyada +1 yani “Plus One” olarak belirlendi.
+1 mı? İsmi çok havalı duruyor, Peki bu Plus One Ne İşe Yarayacak?
Bizim son yıllarda, size sohbetimizin başından beri bahsettiğimiz networkü neden tek bir çatı altında toplayıp dünyanın öncü kuruluşları haline getirmiyoruz gibi bir düşüncemiz oluştu. Şu an 3 ülkede pilot proje olarak başladı Plus One, fikir babası ise İstanbul ofis olacak. Arkasından Moskova ve Paris ofisleri gelecek, yapacağımız kısaca şu; VFC Group’un dünyasındaki hizmetleri anlık satın alınabilir ürünler haline getirip, içerisine de büyük farkındalıklar yaratacak ayrıcalıklar ekleyerek bir mobil aplikasyon ile son kullanıcının alımına sunmak. Tabi buradaki hedef kitlemiz yine büyük montanlı satın alma gücü yüksek kitleler. Biz bu sayede birçok kulübe de; bunlar golf kulüpleri ya da eğlence merkezleri olabilir, alternatif gelir modelleri sunuyor olacağız. Örneğin bu uygulamayı alan kulüplere kendi üyelerine + One’ı kullandırtmaları neticesinde de gerçekleşen satın almalardan bir pay ödeyeceğiz.
VFC Group’un Gastronomi sektörü ile ilgili sunduğu hizmetler neler?
Bu konuda vermiş olduğumuz hizmetlerden en önemlisi Michelin’le ile ortak çalıştığımız projelerimizdir, Gurme Clup adı altında dünyadaki müşterilerimize çeşitli gastronomik deneyimler sunuyoruz, gurme turizmi yapıyoruz. Michelin yıldızlı yerlere özel programlar üretiyoruz, 400 ‘e yakın rotamız var, hep özel deneyimleme seyahatleri yaşatıyoruz, bizim amacımız burada üyelerimizi bir yere götürüp yemek yedirmek değil mesela şefle tanıştırmak, şefle beraber o mutfağa girmesini sağlamak, Michelin mutfağına girmek gibi spesifik bir işi üyelerimize sağlayabiliyoruz. Amacımız insanlara bunu deneyimletebilmek, grupta çalışan iki türkten biriyim ben ve en büyük hayalim sisteme Türkiye’den Showlar vb. entegre edebilmekti ancak henüz mümkün olmadı. Her ofisin kendi ülkesindeki elit olarak adlandırılan ürünleri, taşıma hizmeti, restoran fark etmez bir otel de olabilir başbakanla tanışmakta olabilir, networke dahil etmek gibi bir görevi var. İnşallah Gastronomi Turizmi Derneği ile bunu sağlayacağız. Gerçekten niş, insanların gelip, görüp, gidip zevk alabileceği ve yurt dışından getirttiğimiz, çok kalburüstü olarak nitelendirilen Bodrum ve Antalya bölgesine getirdiğimiz üyelerimizin memnun kalabileceği gastronomik deneyimler servis etmek.
Tam onu soracaktım, Gastronomi Turizmi Derneği ile gerçekleştirdiğiniz bu işbirliğinin detaylarını paylaşırsanız biz de buradan duyurmuş oluruz.
Ben her şeyden önce gastronomi turizmine çok inanıyorum, bu anlamda Türkiye’den de networkümüze sunabileceğimiz özel deneyimler neler olabilir diye düşünürken Gastronomi Turizmi Derneği ile yolumuz kesişti. Elimizdeki kitleye sunulabilecek, niş, kaliteli, belirli bir standart içerisine oturtulmuş bu tür paketleri kim bize sağlar diyorduk. Ayrıca türk markalarına destek verebileceğimiz bir şey olabilir mi? Bunu nasıl yaparız düşüncesine sahiptik, bu anlamda Gastronomi Turizmi Derneği ile çizgimiz ve beklentilerimiz örtüştü diyebilirim.
Konu ile ilgili yeni uygulamamız “Exclusive Dream Concierge” de Gurme Lezzetler isimli bir bölüm açtık ve bu bölümü Gastronomi Turizmi Derneği’nin sunacağı gurme gezi programları için ayırdık. Bu bölümde üyelerimize türk, yabancı farketmez hem Türkiye’den hem dünyadan lezzetli tur ve deneyimlemeler sunacağız. Biz Gastronomi Turizmi Derneği’ne üyelerimize sağlayacağı bu hizmetlerle ilgili güveniyoruz. Şu anda test yayınları devam eden m.exclusivedreamconcierge.com internet sitemiz ve mobil uygulamamızın Gurme Lezzetler bölümünden yakında GTD ile birlikte planladığımız bu hizmetlere ulaşabilirsiniz.

Röportaj: Nalan Oğlakçıoğlu

BİR CEVAP BIRAK